Çocukluk:
Çocukken, büyüklerin birbirleriyle kavga ettiğini izlerdim. Yerden onlara bakar ve neden kavga ettiklerini anlamazdım. Çünkü gözümde ikisi de haklıydı! Birbirlerine neden bu kadar kötü davrandıklarını anlamam mümkün değildi. Annemin babama neden hep kızgın olduğunu da anlamıyordum. Babam çoğu zaman kızgın görünürdü ama kötü bir adam değildi. Bu iki durumu zihnimde bir araya getiremiyordum. Biri benim dayanağımdı, diğerinden ise korkuyordum. İkisiyle de bir bağ kuramıyordum.

Türkiye:
Ben Türkiye’de doğdum ve 11 yaşımda Hollanda’ya geldim. O zamanlar, farklı bir kültürden gelen insanların neden zor ve sorunlu olarak görüldüğünü daha da az anlıyordum. Bir kültürde değer verilen bir özellik, diğer kültürde sorumsuzluk olarak algılanıyordu. Ya da sevgi dolu bir şekilde öğrendiğim bir davranış biçimi, başka birinin özerkliğini ihlal ettiğim gerekçesiyle ayrılığa neden oluyordu. Yine bir bağ kurulamıyordu.

Yaşam Dünyaları:
Evet, yaşam dünyaları farklıydı, bu çok açıktı. Evde öğrendiklerim, Hollanda’da işe yaramıyordu. Ama bunun neden bir sorun olduğunu bir türlü kavrayamıyordum. Hollanda toplumunu anlamak ve burada geçerli olan insani kuralları çözmek 30 yılımı aldı. Anlamak bir şeydi; bunları içselleştirmek ise bambaşka bir şeydi.

Bağ Kurma:
Bağ kurma, benim yolum oldu. Köprüler inşa etmek, kavramlar geliştirmek, yaşam dünyalarını birbirine görünür kılmak, çeşitlilik hakkında yazılar yazmak, konfor alanını terk etmek, rahatsızlık ve kafa karışıklığını aramak; güvenlik ve garanti hissini, güvensizlik ve yalnızlıkla değiştirmek. Kültürleri ve insanları birbirine bağlamak için kavramlar ve araçlar geliştirdim. Kendimle bağ kurmam ise en uzun süren süreç oldu. Hem en acı verici hem de en zengin yoldu. Kırmızı Başlıklı Kız gibi sapmalarla doluydu; Pippi Uzunçorap gibi güç ve kaosla iç içeydi; ve Pamuk Prenses gibi yedi cücelerin yanında saklanarak kendimi bulmaya çalıştım.

Büyüleyici Yol:
Yıldızlar bana rehberlik etti ve Bodymind Eğitimleri ile tanıştım. Bireyci değerleri ve normları kendime mal etme süreci böyle başladı. Kendimle tanışmamı sağlayan bu yol büyüleyiciydi. İçimde keşfettiğim katmanlardan biri, geçmişimden gelen kolektif kültürün ne kadar güzel şeyler barındırdığıydı. Bunun benim özümün bir parçası olduğunu fark ettim. Maskeler düştü, blokajlar ortadan kalktı.

Cevap:
Yeniden kazandığım bedensel ve duygusal enerjimi nasıl kullanacağımı düşünürken cevap ortaya çıktı: Beden odaklı terapi ve koçluk için kendi uygulamam!

Şu anda eşim ve kızımla birlikte Amsterdam’da yaşıyorum.

Hakkımda: Jale Simsek