15 ile 20 yaş arasındaki gençler de benim pratiğime hoş geldiler.

Ergenlik döneminde, ebeveynlerle olan ilişkilerden ve fiziksel ile çevresel faktörlerden kaynaklanan belirli kalıplar ortaya çıkar. Örneğin, bir genç içine kapanık olabilir ya da tam tersine aşırı dışa dönük bir tutum sergileyebilir. Bazıları ebeveynlerine karşı aşırı bir direnç gösterirken, bazıları fazlasıyla uyumlu davranabilir.

Ebeveynler için “içime sinmiyor” dedikleri her şey, gencin bir şeylerle mücadele ettiğinin bir işaretidir. Bu dönem aynı zamanda ebeveynler için de yüzleştirici bir süreçtir: Gençler, ebeveynler tarafından farkında olmadan aktarılan kalıpları yansıtır. Bu, ebeveynler için kendi bilinçdışı kalıplarını fark etme ve üzerinde çalışma fırsatı sunabilir.

Sonuç olarak, ergenlik hem ebeveynler hem de gençler için zorlu bir dönemdir. Ebeveynler ve gençler arasındaki bağın her iki taraf için de önemli olduğu inancıyla, gençler pratiğimde her zaman hoş karşılanır. Burada gençler, aile sisteminin dışındaki biriyle ancak kendilerini bireysel olarak önemseyen biriyle, mücadelelerini konuşma fırsatı bulurlar.

Bu süreç, bağın kalitesini onarmak ve sorunları netleştirmekle ilgilidir. Çünkü yetişkinlikte ortaya çıkan birçok sorun, ebeveynler ve çocuklar arasındaki bağlanma kalitesinden kaynaklanmaktadır. Bu durum ne kadar erken fark edilip ele alınırsa, gençler kendi kişisel yollarını bulma ve yaşamlarında daha sağlıklı bir yön çizme konusunda o kadar fayda sağlar.

Gençler