Beden odaklı terapi neredeyse herkes için uygundur. Hayat enerji, hareket eden, titreşen, arayış içinde olan, ritmik bir enerjidir. Bu enerji, ne kadar canlı olduğumuzu belirler. Beden odaklı terapi, hayatında canlılık ve tamlık arayan herkes için idealdir. 

İçsel güçle yaşamak ve bu süreçte bedeninizi bir pusula olarak kullanmak, bu terapi türünün temel aracıdır. 

Beden odaklı terapi, beden ve zihnin birbirine güçlü bir şekilde bağlı olduğunu ve birbirini etkilediğini varsayar. Bu terapi, Wilhelm Reich ve Alexander Lowen’in teorilerine dayanmaktadır. 

Ruh düzeyinde, geçmiş ve şimdiki zaman olaylarını birbirinden net bir şekilde ayırt etmek zordur. Ayrıca, geçmişte yaşanan olayların, şu anda yaşadığımız olaylardan çok daha güçlü bir şekilde üzerimizde etkili olduğu da unutulmamalıdır. 

Acı Veren Deneyimler

Geçmişte acı verici bir deneyim yaşadığımızda, kendimizi ayırırız. Bunun nedeni şunlar olabilir: 

  • Varlığımızın reddedildiğini hissetmemiz; 
  • Eksiklik yaşamamız; 
  • Sık sık ve çok fazla yargılanmamız; 
  • Sürekli başkaları için hazır olmamız ve sevgimizin görülmemesi ya da kötüye kullanılması. 

Sonuç olarak, korkular gelişir, neyin sizin için iyi olduğunu bilemezsiniz, kontrolü elden bırakamazsınız ve rahatlayamazsınız. Kendinizi tutar, hayatınızı tam anlamıyla yaşayamazsınız. Ya da canlılığınızı, diğer insanlarla temas kurma arzunuzu baskılarsınız. Seksüel enerjiniz de tam anlamıyla gelişemez. 

Böyle durumlarla karşılaşabilirsiniz: 

  • (Partner) ilişkilerinizin tıkanması; 
  • İş yerinde çatışmalar; 
  • Çocuklarla olan ilişkilerin kolay olmaması; 
  • Bir partnere özlem duyup bunu gerçekleştirememe; 
  • Gruplar içinde kendinizi izole ve huzursuz hissetme; 
  • Kronik hastalıklar gibi fiziksel semptomlarla boğuşma; 
  • Korkular, depresyonlar, tükenmişlik belirtileri; 
  • Kendinizi yalnız, dünyadan kopuk hissetme; 
  • Çevrenizdeki sürekli “yapılacaklar” yüzünden kendinizle bağlantıda kalamama. 
Bölünme

Bunun nedeni, gelişim aşamasında ortaya çıkan acı veren duyguların, öncelikle psikolojik yapının bölünmesi yoluyla işlenmesidir. Bu, insanın içsel birliğini kaybetmesine yol açar: 

  • Psikolojinin bir kısmı, “acı veren” ve “zarar görmüş” kısımdır. Bu, acının, korkunun ve ortaya çıktığı durumun enerjisinde sıkışıp kalır. Bireyin bu olay sırasında gelişimi burada durur. Kişi, bu gelişim aşamasında sıkışıp kalır ve bir sonraki aşamaya geçemez. 
  • Diğer yanda ise sağlıklı kısım bulunur. Bu kısım, acı veren kısmın bir “hayatta kalma mekanizması” ile uzak tutulması sayesinde sağlıklı kalabilir. 

Hayatta kalma kısmı, korkunç deneyimi bilinçten uzak tutmaya çalışır. Bunu, acı veren deneyimle başa çıkabilmek ve kalan enerjiyle günlük hayatı sürdürebilmek için yapar. Bu durum, bedende kasılmalara neden olur. Psikolojik gerilim, beden aracılığıyla deneyimlenir. Eğer bu gerilim inatçı hale gelirse, bedenin hareketliliği azalır. Beden sıkışır ve duygularınızı ifade etmek için daha az alan kalır.

Beden Odaklı Terapi